Voir ce film Karpuz Kabu─čundan Gemiler Yapmak fullhd

ÔÇťKarpuz Kabu─čundan Gemiler YapmakÔÇŁ─▒n temelinde iki kavram var: Hayal ve bak─▒┼č.

Elimizdeki gerçekle yetinmek istemedi─čimizde, kendi istedi─čimiz gibi bir hayat ya┼čaman─▒n hayalini kurar─▒z. O hayali kurmak ve daha önemlisi gerçekle┼čtirmek için ise gerçe─če/hayata ba┼čka bir yerden, belki daha önce kimsenin bakmad─▒─č─▒ bir yerden bakmam─▒z gerekir.

Sinem deseniz o da bir hayal. 24 tane foto─čraf─▒ bir saniye içinde gözlerimizin önünden geçirip perdeye yans─▒tt─▒klar─▒nda foto─čraflardaki insanlar─▒n hareket etti─čini sand─▒─č─▒m─▒z günden bu yana sinema bir hayal.

ÔÇťKarpuz Kabu─čundan Gemiler YapmakÔÇŁ─▒n kahraman─▒ RecepÔÇÖe gelince, onun gerçe─či bir köyde ya┼čamas─▒, bir karpuz sergisinde ç─▒rakl─▒k yapmas─▒. Hayali ise sinemac─▒ olmak.

T─▒pk─▒ filmin senarist/yönetmeni Ahmet Uluçay gibi. Uluçay bu filmde Recep arac─▒l─▒─č─▒yla kendi hikayesini anlat─▒yor. O da köyde do─čmu┼č büyümü┼č, o da küçük ya┼čta sinemaya a┼č─▒k olmu┼č, kafay─▒ sinemayla bozmu┼č. Bir filmin nas─▒l çekildi─čini, o foto─čraflar─▒n nas─▒l olup da perdede ÔÇťg─▒m─▒ldad─▒─č─▒n─▒ÔÇŁ anlamak için kitaplar okumu┼č, makinistlerle konu┼čmu┼č, üç be┼č tahta parças─▒, bir avuç çivi ve bir lamba al─▒p projeksiyon makinesi yapmaya çal─▒┼čm─▒┼č, yapm─▒┼č da.

Recep sineman─▒n bir büyü, bir hayal oldu─čuna inan─▒nca ve ÔÇťg─▒m─▒ldayanÔÇŁ foto─čraflardan büyülenip sinemac─▒ olma hayalleri kurmaya ba┼člay─▒nca ailesi, hem┼čerileri hemen itiraz ediyor: Ne sinemas─▒? Köylüden sinemac─▒ m─▒ olur?

Kasabadakiler, ┼čehirdekiler de öyle: Onlar da RecepÔÇÖin ona sunulan gerçekli─če raz─▒ olmas─▒n─▒, saçma sapan hayaller kurmamas─▒n─▒ istiyorlar. Vitrindeki kameran─▒n fiyat─▒n─▒ sordu─čunda terslenen kasabadaki foto─črafç─▒y─▒ görünce ne diyor Recep? ÔÇťBu ┼čehirliler hep böyle. Biz çal─▒┼čal─▒m, onlar foto─čraf çeksin istiyorlar.ÔÇŁ

K─▒sacas─▒, herkesin derdi ayn─▒: Onlar hayata nereden bak─▒yorsa Recep de oradan baks─▒n, kendi gerçe─čini yaratman─▒n hayalini kurmas─▒n.

RecepÔÇÖe yaln─▒zca arkada┼č─▒ Mehmet inan─▒yor. Bir de köyün delisi Ömer. O da ad─▒ üstünde, deli i┼čte.

Recep, sineman─▒n nas─▒l bakt─▒─č─▒n ve gördü─čünle ili┼čkisini anlad─▒─č─▒ndan m─▒d─▒r nedir, ba┼čka yerden bakmakta inat ediyor. Yönetmen Ahmet Uluçay da s─▒k s─▒k sinema sanat─▒n─▒n en basit trüklerini kurcalayarak bize ayn─▒ mesaj─▒ veriyor: Tek bir gerçeklik, tek bir görüntü yoktur.

Örne─čin, bir adam─▒n gözüne bir büyütecin arkas─▒ndan bakarsan göz kocaman görünür. Yürüyen birine bakarken gözlerini hiç durmadan kapat─▒p açarsan o ki┼či ileri s─▒çr─▒yormu┼č gibi görünür. (Yürüyen birini filme çek, aradan baz─▒ kareleri at, ayn─▒ ┼čey.) ─░ki elinin ba┼č ve i┼čaret parmaklar─▒yla bir dikdörtgen olu┼čturur ve etrafa oradan bakarsan, dünya o çerçeveden ibaret kal─▒r, geri kalan her ┼čey yok olur. (Bir vizörden bak, ayn─▒ ┼čey.)

Sinema böyleyse, gördüklerin nas─▒l bakt─▒─č─▒na ba─čl─▒ olarak de─či┼čiyorsa hayat niye öyle olmas─▒n? Köylü bir çocuk, köyde ve ┼čehirde onu küçümseyenlere inat, niye sinemac─▒ olmas─▒n?

Recep böyle dü┼čünüyor ve vazgeçmiyor. Kitap okuyor, b─▒kmadan usanmadan onlarca kez deniyor, ölü dedesinden yard─▒m istiyor ve nihayet günün birinde foto─čraflar─▒ ÔÇťg─▒m─▒ldatmay─▒ÔÇŁ ba┼čar─▒yor.

RecepÔÇÖin kurdu─ču di─čer hayalin kahraman─▒ Nihal diye bir k─▒z. Güzel ve RecepÔÇÖten birkaç ya┼č büyük. Recep NihalÔÇÖe abay─▒ yakm─▒┼č, Nihal onu görmezden gelse de a┼čk─▒ndan vazgeçmiyor. Nihal denince akl─▒ ba┼č─▒ndan gidiyor, ÔÇťba┼čka yerden bakmay─▒ÔÇŁ filan unutuyor, arkada┼č─▒ MehmetÔÇÖin tüm uyar─▒lar─▒na ra─čmen, tek bir yerden, hep o yerden bakmakta direniyor. Sonuç tabii hüsran. Uluçay bu yan hikayeyle a┼čk─▒n gerçekle┼čmesi en zor (ÔÇťköylünün sinemac─▒ olmas─▒ndanÔÇŁ bile zor) hayal oldu─čunu anlat─▒yor.

Her ne kadar içiçe geçmi┼č olsa da, bir noktada ÔÇťKarpuz Kabu─čundan Gemiler YapmakÔÇŁ─▒n hikayesini, yönetmenin hayat hikayesinden ve filmin çekim ko┼čullar─▒ndan ay─▒rma ihtiyac─▒n─▒ hissediyorum. TürkiyeÔÇÖde bazen bir filmin küçük bir bütçeyle çekilmesi, oyuncular─▒n hiçbir ücret almadan çal─▒┼čmas─▒ gibi ko┼čullar, bir filmin sanatsal de─čerini büyütmenin gerekçesi haline getirilebiliyor. Aç─▒kças─▒ bu mant─▒k zincirine inananlardan de─čilim.

ÔÇťKarpuz Kabu─čundan Gemiler YapmakÔÇŁ, çekim ko┼čullar─▒ndan, yönetmeninin kimli─činden ve sa─čl─▒k durumundan ba─č─▒ms─▒z olarak, net bir meseleye, bütünlüklü bir senaryoya, sahici diyaloglara, iyi oyunculuklara ve sa─člam bir görselli─če sahip, ba┼čar─▒l─▒ bir film. Bu basit gerçe─čin, ne köyle, ne kentle, ne sa─čl─▒kla, ne de bütçeyle ilgisi var. Bu düpedüz ÔÇťiyi sinemaÔÇŁ.

Ama ┼čunu anlatmazsam olmaz: Y─▒llar önce bir gece ÔÇťSiyaset Meydan─▒ÔÇŁnda, yönetmen, yap─▒mc─▒, senarist, oyuncu ve sinema yazarlar─▒n─▒n kat─▒l─▒m─▒yla Türk sinemas─▒ tart─▒┼č─▒l─▒yordu. Me┼čhur ÔÇťöldü mü, kald─▒ m─▒, nas─▒l dirilirÔÇŁ tart─▒┼čmas─▒. Konuklardan biri de ÔÇťköylü sinemac─▒ÔÇŁ s─▒fat─▒yla Ahmet UluçayÔÇÖd─▒. Uluçay o programda anlaml─▒ ve akl─▒ ba┼č─▒nda sözler sarf eden birkaç ki┼čiden biriydi.

Önce ÔÇťBen çocukken, sinema nedir bilmezken, bir gün s─▒n─▒fa bir makine getirdiler. S─▒n─▒fta sinema oynatacaklarm─▒┼č. Makineyi bir s─▒raya koydular, ben döndüm, makineyi seyretmeye ba┼člad─▒m. Adam dedi ki ÔÇśburaya de─čil, duvara bakacaks─▒n, orada oynayacakÔÇÖ. Ben o gün sineman─▒n bir kaç─▒┼č oldu─čunu anlad─▒mÔÇŁ diyerek tüylerimin diken diken olmas─▒na neden oldu.

Ard─▒ndan Türk sinemas─▒n─▒n niye ÔÇťbu hallereÔÇŁ dü┼čtü─čünü kendince aç─▒klamaya ba┼člam─▒┼čt─▒ ki, baz─▒ konuklar─▒n tepkisi nedeniyle konu┼čmas─▒na devam edemedi. (Buradan bak─▒nca, ÔÇťKarpuz Kabu─čundan Gemiler YapmakÔÇŁtaki kasabadaki foto─črafç─▒ sahnesi daha iyi anla┼č─▒l─▒yor.) O gece, pek ┼čehirli ve pek seçkin sinemac─▒lar─▒m─▒z UluçayÔÇÖ─▒n üstüne çullan─▒p onu susturdu─čunda nas─▒l içimin ac─▒d─▒─č─▒n─▒ hâlâ hat─▒rl─▒yorum.

Ama bak─▒n, ilahi adalet mi tecelli etti nedir, bugünkü manzara ┼ču: O gün UluçayÔÇÖ─▒ susturanlar bugün ya film yapm─▒yorlar ya da yapt─▒klar─▒ filmler çok az insan─▒n gözünde bir de─čer ifade ediyor. Oysa Uluçay Türk sinemas─▒nda geçen y─▒l yap─▒lan en iyi filmlerden birine, belki de en iyisine imza at─▒yor.

UluçayÔÇÖ─▒n arkada┼č─▒ filan de─čilim, kendisiyle tan─▒┼čm─▒┼č bile de─čilim, ama y─▒llar önce bir gece evimde otururken onun ad─▒na can─▒ yanm─▒┼č, yan─▒na gidip ÔÇťÜzülme be abiÔÇŁ demek istemi┼č biri olarak, bu manzaray─▒ sevdi─čimi itiraf etmeliyim.

(Sinema, Ocak 2005)